Gayrimenkul Hukuku
Tapu İptali ve Tescil Davası Hangi Hâllerde Açılır?
Muris muvazaası, vekâletin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik ve sahtecilik hâllerinde tapu iptali ve tescil davası; süreler, tedbir ve dava süreci.
Av. Murat GüllerHukuk ve Danışmanlık
4 dk okuma
Tapu sicili, taşınmazlar üzerindeki hakların herkes için güvenilir kaynağıdır. Ancak tapu kaydı her zaman gerçek hukuki durumu yansıtmayabilir: sahte bir vekâletnameyle yapılan satış, mirasçılardan mal kaçırmak için yapılan görünürde satış ya da ehliyetsiz bir kişinin yaptığı devir, kaydın gerçeğe aykırı olmasına yol açar. Bu durumlarda başvurulan yol, tapu iptali ve tescil davasıdır.
Bu yazıda tapu iptali ve tescil davasının en sık açıldığı durumları, süreleri, dava sürecini ve dava sırasında taşınmazın korunmasını anlatıyoruz.
Kısaca
- Tapu kaydı gerçek hukuki duruma uymuyorsa kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescili istenebilir.
- En sık dava sebepleri: muris muvazaası, vekâletin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik, sahtecilik ve iradeyi sakatlayan hâller.
- Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır; harç taşınmazın değeri üzerinden alınır.
- Dava sırasında taşınmazın el değiştirmesini önlemek için tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulması istenmelidir.
- Tapu iptali ve tescil kararları kesinleşmeden tapuya işlenmez.
Tapuya güven ilkesi ve iyi niyetli üçüncü kişiler
Medeni Kanun, tapu kaydına iyi niyetle güvenerek mülkiyet ya da başka bir ayni hak edinen kişiyi korur. Bu nedenle taşınmaz, yolsuz tescilden sonra iyi niyetli bir üçüncü kişiye devredilmişse, iptal davasının sonucu bu kişiye karşı ileri sürülemeyebilir. Sahtecilik gibi bazı hâllerde ise iyi niyet koruması tartışmalıdır. Bu yüzden dava açılırken taşınmazın yeniden devrini önleyecek tedbirlerin alınması ve devir zincirinin incelenmesi büyük önem taşır.
En sık karşılaşılan dava sebepleri
Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma)
Mirasbırakanın, bazı mirasçılarını mirastan yoksun bırakmak amacıyla bir mirasçıya ya da üçüncü kişiye yaptığı devri, gerçekte bağış olduğu hâlde satış gibi göstermesidir. Yargıtay’ın 1974 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre diğer mirasçılar, payları oranında tapu iptali ve tescil isteyebilir. Satış bedelinin hiç ödenmemesi ya da değerin çok altında gösterilmesi, mirasbırakanın diğer çocuklarıyla arasındaki ilişkiler ve devrin yapıldığı dönem gibi olgular birlikte değerlendirilir. Bu dava ancak mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir.
Vekâletin kötüye kullanılması
Taşınmaz satışı için yetki verilen vekilin, taşınmazı değerinin çok altında ya da müvekkilin menfaatine aykırı biçimde kendisine, yakınına veya anlaştığı bir kişiye satması hâlinde, vekil ile alıcının birlikte hareket ettiği ya da alıcının bunu bilebilecek durumda olduğu ispatlanarak tapu iptali istenebilir.
Ehliyetsizlik
Devir sırasında ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin yaptığı satış ya da bağış geçersizdir. Bu durumda sağlık kayıtları ve Adli Tıp Kurumu raporları belirleyici delillerdir.
Sahtecilik
Sahte kimlik ya da sahte vekâletnameyle yapılan devirlerde, tapu iptali ve tescil davasının yanında ceza soruşturması da gündeme gelir. Tapu müdürlüğündeki akit tablosu, vekâletnamenin düzenlendiği noterlik kayıtları ve imza incelemesi önemli delillerdir.
Hata, aldatma ve korkutma
İradesi yanılma, aldatma ya da korkutmayla sakatlanan kişi, bu durumu öğrendiği ya da korkunun etkisi ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmelidir. Sürenin kaçırılması hâlinde iptal imkânı ortadan kalkabilir.
Kat karşılığı inşaat ve kadastro
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yükleniciye işin ilerleme oranını aşan pay devredilmişse ya da sözleşmeden dönülmüşse, devredilen payların iadesi tapu iptali ve tescil yoluyla istenir. Kadastro tespitinden önceki hukuki sebeplere dayanan itirazlar ise kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren on yıllık süreye tabidir.
Süreler
| Dava sebebi | Süre |
|---|---|
| Muris muvazaası | Zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye bağlı değildir (mirasbırakanın ölümünden sonra açılır). |
| Yolsuz tescil (genel) | Mülkiyet hakkına dayalı iptal davası kural olarak süreye bağlı değildir; iyi niyetli üçüncü kişinin kazanımı saklıdır. |
| Hata, aldatma, korkutma | Öğrenmeden ya da korkunun etkisinin kalkmasından itibaren 1 yıl içinde bildirim. |
| Kadastro öncesi sebepler | Kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl. |
| Tenkis (saklı payın korunması) | Öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde 10 yıl. |
Sürelerin somut dosyadaki başlangıcı ve istisnaları ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava süreci
- Yetkili ve görevli mahkeme: Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır; bu yetki kesindir.
- Harç: Taşınmazın değeri üzerinden nispi harç alınır; değer tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır.
- İhtiyati tedbir: Dava açılırken tapu kaydına tedbir şerhi konulması istenir; mahkeme gerekli görürse teminat karşılığında karar verir.
- Deliller: Tapu kayıtları ve akit tablosu, vekâletname, banka hareketleri, sağlık kayıtları, tanık beyanları ve emsal değerler.
- Karar ve tescil: Tapu iptali ve tescil kararları kesinleşmeden yerine getirilemez; kesinleşme sonrası mahkeme yazısıyla tapuda tescil yapılır.
Sık sorulan sorular
Babam evi kardeşime satış gibi gösterip devretti; ne yapabilirim?
Devrin gerçekte bağış olduğu ve diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı ispatlanırsa, muris muvazaası nedeniyle payınız oranında tapu iptali ve tescil isteyebilirsiniz. Bu dava zamanaşımına bağlı değildir; ancak mirasbırakan hayattayken açılamaz.
Dava açınca taşınmaz satılabilir mi?
Dava açılması tek başına satışı engellemez. Bu nedenle dava dilekçesinde tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması istenmelidir. Tedbir şerhi tapuya işlendikten sonra taşınmazı edinen kişiler, davanın sonucundan etkilenir.
Davayı kazanırsam tapu ne zaman adıma geçer?
Tapu iptali ve tescil kararları kesinleşmeden tapuya işlenmez. İstinaf ve temyiz aşamaları tamamlanıp karar kesinleştiğinde, mahkemenin yazısıyla tapu müdürlüğünde tescil yapılır.
Tapu ve diğer taşınmaz uyuşmazlıkları hakkında daha fazla bilgi için Gayrimenkul Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş niteliği taşımaz. Süreler, oranlar ve parasal sınırlar mevzuat değişiklikleriyle güncellenebileceğinden işlem yapmadan önce somut durumunuzu bir avukatla değerlendirin.
Büro
Av. Murat Güller
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2003’ten bu yana Kartal’daki bürosunda bireysel ve kurumsal müvekkillere avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti veriyor.
Hakkımızda

